Eğitim birey için ömür boyu devam eden bir süreçtir. Bu süreç ne denli yoğun, anlamlı ve kaliteli yaşanırsa, o bireyin, onun yaşadığı toplumun mutluluğu, başarısı, geleceğe güveni de o oranda artar. Bu gerçek bütün insanlık tarihi için geçerliydi; çağımız olan Bilgi Çağında ise bu gerçek, insan olarak var olabilmemizin, toplumsal ilerlememizin tek koşulu olmuştur.
Eğitim, aileden çevreye, çevreden topluma, birbirini karşılıklı etkileyerek gelişen bir bütündür. Bu bütünlüğün en yoğun yaşandığı süreç ise, okul sürecidir. Diğer bir deyişle, okul öncesi eğitimden, yüksek öğretimin son aşamasına kadar geçen örgün eğitim süreci. Bu sürecin bireyin bedensel, zihinsel yetkinlik düzeyini hazırladığı açıktır. Dahası bu sürecin kişiliğin oluşmasındaki temel basamakların tamamlandığı karmaşık bir süreç olduğu artık uzmanlık bilgisi olmaktan çıkmış, Bilgi Çağı'nın genel bilgisine dönüşmüştür.
Prof. Dr. Mehmet HABERAL
Yönetim Kurulu Başkanı
Başkent Üniversitesi, kurulduğu 1993 yılından bu yana, eğitimde ve sağlıkta kalite bilincinin ve uygulamasının öncüsü bir kurum olarak tanındı. Ancak bir eksikliğini asla unutmadı: Eğitim, okul öncesinden yüksek öğrenimin son basamağına kadar aynı kalite anlayışıyla sürdürülmesi gereken bütünlüklü bir süreçtir. Üniversiteye gelene kadar öğrencinin Bilgi Çağı'na yaraşır bir eğitimle yetişmesi, ülkemizin eğitimdeki en temel sorunu olmuştur. Üniversitemiz, eğitim anlayışının bu eksikliğini, aynı kalite anlayışında ilköğretim ve ortaöğretim alanında 50 yılı aşkın süredir öğrenci yetiştiren Kolej Ayşeabla Okullarını bünyesine katarak tamamlamış oldu. Üniversitemiz bu girişimiyle, ülkemizde yeni yaratıcı anlayışlara yol açacak, üniversite olanaklarını ilköğretim ve ortaöğretim alanına taşımayı sağlayacak bir eğitim kurumunu ülkemize kazandırdı: Başkent Üniversitesi Kolej Ayşeabla Okulları.
Başkent Üniversitesi'nin bünyesine aldığı Kolej Ayşeabla Okulları ile ortak iki yönü vardı:
- Başkent Üniversitesi (kuruluş 1993), Türkiye'nin eğitim ve sağlıkta ISO 9001 Kalite Sistem Belgesi alan ilk üniversitesi (1997-1998).
- Kolej Ayşeabla Okulları (kuruluş 1946) ise, ilköğretim ve ortaöğretim alanında aynı belgeyi alan ilk eğitim kurumu (1996).
İki kurum da amacını cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında Atatürk'ün şu öngörüsü ile belirlemişti: Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak, onu da aşmak.
Şimdi bu amaç Başkent Üniversitesi bünyesinde aynı inanç ve daha büyük bir atılımla yeni bir anlam ve değer kazandı. İnancımız odur ki, ulusal, toplumsal, bireysel geleceğimizin yönünü belirleyen bu amaç; tüm ufkumuzu ve her gün yürüdüğümüz yolumuzu aydınlatmaktadır.
Üniversitemizin tüm kurumlarının ilke edindiği bu amaç, örgün eğitimin tüm süreçlerinde çocuklarımızın çağdaş uygarlık değerleriyle, onun gerektirdiği bilgi ve hünerle donanmalarının, onların başarılı, mutlu bir yaşam sürdürmelerinin vazgeçilmez koşulu olduğu kadar; biz yurttaşların ülkemizin geleceğine güvenle, gönençle bakmamızın da olmazsa olmaz koşuludur.
Ülkemizin var oluşu bizim için eşsiz bir esin kaynağıdır. Türkiye Cumhuriyeti, koca bir imparatorluğun küllerinden doğdu. Adeta yoktan var edildi, yeniden yaratıldı. Koşulların tümü onun yok oluşu üzerine kuruluydu; koşulların tümünü var oluşa dönüştürdü. Daha iyi bir örnek aramıyoruz. Bu anlayış bizi var etti.
İşte bu anlayışla, İkibinli yıllarda dünyadaki onurlu yerimizi almaya kararlıyız. Çünkü, çağdaş uygarlığın tüm bilimsel kazanımlarına, teknik donanımına, eğitim anlayışına sahibiz ve bu yeni yapımızla daha da güçlüyüz. Varlığımız yetiştirdiğimiz öğrencilerimizle şenleniyor, onların başarılarıyla anlam kazanıyor...